Manevi pratikler zihni şimdiye sabitliyor!

Manevi pratikler zihni şimdiye sabitliyor!

ABONE OL
20 Mayıs 2026 17:03
Manevi pratikler zihni şimdiye sabitliyor!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, 21 Mayıs Dünya Meditasyon Günü kapsamında, meditasyon, dua ve zikir gibi manevi pratiklerin zihinsel sağlık üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.

Meditasyon, dua ve zikir zihni şimdiye sabitliyor! 

Meditasyon, dua ve zikir kavramlarına dışarıdan bakıldığında bambaşka kültürel ritüeller gibi göründüğünü ifade eden Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Oysa psikolojik zeminde hepsi zihni o yorucu geçmiş veya gelecek sarmalından çekip çıkaran, şimdiye sabitleyen müthiş birer farkındalık pratiğidir.” dedi.

Sürekli konuşan o eleştirel iç sesimize, otomatik düşüncelerimize atıfta bulunan Beyaz, “İşte dua veya zikir, o sesten çıkıp yükü daha büyük bir güce devretmemizi sağlıyor. Çoğu zaman o derin yalnızlık hissini de bu vesileyle kırabilmek mümkün olabiliyor. Ruh sağlığı açısından bu pratikleri ortak bir çerçevede değerlendirmek mümkün. İster inanç temelli olsun ister kültürel, bunları genellikle tevekkül şemsiyesi altında toplayabiliriz. Çünkü beynin neresine dokunduklarına baktığımızda, kökenleri ne olursa olsun sinir sistemimizde yarattıkları o regüle edici, yatıştırıcı etki neredeyse aynı.” şeklinde konuştu.

Bu yöntemler stresle tepki arasına farkındalık koyuyor! 

Bu uygulamaların zihinsel rahatlama ve duygusal dengeyi nasıl sağladığına değinen Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:

“Mesele tamamen otonom sinir sistemindeki o fren mekanizmasıyla, yani vagus siniriyle ilgili. Bu pratikleri zihninize attığınız bir çıpa gibi düşünebiliriz. Nefesimize veya tekrar ettiğiniz kelimeye odaklandıkça kalp atışlarınız yavaşlar, stres hormonları dibe iner. Beynimizin sürekli tehlike çanları çalan bölgesi amigdala sakinlerken; mantıklı karar alan, duyguları yöneten prefrontal korteks direksiyona geçer. Beyin esner ve ardından nefes alır. Nöroplastisite dediğimiz şey tam da burada devreye giriyor.

Stres altındayken zihnimiz durmadan felaket senaryoları yazar. Her şey kontrolden çıkacakmış gibi gelir. İşte bu yöntemler, olay ile sizin vereceğiniz tepki arasına farkındalık boşluğu koyar. Yani otomatik bir tepki vermek yerine, bir an durup ‘şu an ne oluyor’ diyebilme gücü kazanırız. Hayatın getirdiği o belirsizliğe karşı tahammül artar, her şeyi kontrol etme isteğinden yavaş yavaş vazgeçilebilir.”

Manevi pratikler, tedavi yerine değil; iyileşme sürecine destek için kullanılmalı!

Günlük hayatta uygulanabilecek basit pratikler olduğunu aktaran Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “İlla dağ başına gidip saatlerce inzivaya çekilmek gerekmiyor. Gündelik hayattan örneklere de yönelebiliriz, trafikte sıkıştığınızda içinizden ritmik bir şekilde dua okumak veya sizi yatıştıran bir kelimeyi tekrarlamak bile işe yarayabilir. Gece yatarken bedendeki kasılmaları fark edip oraya doğru derin bir nefes göndermek, ya da yürürken sadece adımlarınıza ve ayak tabanlarınıza odaklanmak. Bunlar gün içine serpiştirebileceğiniz, bir, iki dakikalık ama etkisi olabilecek molalardır.” dedi.

Ancak bu pratiklerin tek başına bir tedavi yöntemi olarak yeterli olmadığını vurgulayan Beyaz, “Tedavi ve takip sürecinde durum o kadar basit değil. Gündelik streslerde, hafif kaygılarda iş görebilir, evet. Ancak yoğun psikolojik sorunlar söz konusuysa, beynin biyokimyası çoktan sarsılmıştır. O noktada asıl işi psikoterapi ve medikal tedavi yapar. Manevi pratikler ise bu iyileşme yolculuğunda sizi destekleyen, sürece omuz veren çok güçlü birer yol arkadaşı olabilir.” açıklamasını yaptı.

Herkes meditasyon pratiklerinden aynı şekilde fayda görmeyebilir! 

Her bireyin bu yöntemlerden aynı şekilde fayda görüp göremeyeceğini değerlendiren Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Herkesin parmak izi nasıl farklıysa, bu yöntemlere verdiği tepki de öyle eşsiz olabilmekte. İki insan düşünün; biri inançla çok güvenli bir bağ kurmuş, dua ettikçe güçleniyor, direnci artıyor. Diğerinin ise çocukluk travmaları ağır, zihnindeki Yaratıcı figürü çok daha ‘cezalandırıcı’. İşte o kişi gözlerini kapatıp içine döndüğünde huzur bulmak yerine korkunç tetiklenmeler yaşayabiliyor, ağır bir suçlulukla baş başa kalabi

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

SON DAKİKA HABERLERİ

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.